9 Temmuz 2026 Perşembe akşamı, Hollanda’nın Limburg eyaletinin başkenti Maastricht’te, Maas Nehri üzerinde seyreden sembolik Nuh’un Gemisi (Ark van Noach) ile Stichting Harmonie Limburg tarafından ilk kez düzenlenen “Nuh’un Pudingi – Birlikte Yaşama ve Diyalog Buluşması” farklı inanç, kültür ve toplum kesimlerini ortak insani değerler etrafında buluşturan anlamlı bir programda Hollandalı dostlarımızla birlikte oldum.
Avrupa Birliği’nin temellerinin atıldığı şehir olarak bilinen Maastricht’te gerçekleştirilen diyalog buluşması, sadece sembolik bir gemi yolculuğu değil; aynı zamanda Avrupa’nın geleceği adına umut veren bir birlikte yaşama yolculuğu niteliği taşıdı.
Programın temel amacı; farklılıkları ayrışma sebebi değil, toplumsal zenginlik olarak gören bir anlayışla diyalog kültürünü geliştirmek, karşılıklı güveni artırmak ve farklı inanç ve kültürlerden insanların birbirlerini daha yakından tanımalarını sağlamaktı.
“Aynı dünyada geleceği birlikte inşa etmek” anlayışıyla düzenlenen programda yapılan konuşmalar, paylaşılan hayat hikâyeleri ve geleneksel Nuh’un Aşuresi (Noachs Puding) ikramı etrafında samimi bir atmosfer oluştu.
Nuh’un Gemisi: Ortak İnsanlık Değerlerinin Sembolü
Programda konuşma yapan Roermond Piskoposluğu Dinler Arası Diyalog Temsilcisi Diyakon Pieter van de Laarschot, Nuh (as) kıssasının insanlığın ortak vicdanını yansıtan evrensel bir hikâye olduğunu anlattı. Maas Nehri üzerinde ilerleyen bir gemide konuşma yapmanın sembolik anlamına dikkat çeken Van de Laarschot, suyun hem hayat verdiğini hem de yıkıcı olabildiğini; Nuh’un Gemisi’nin ise yalnızca kurtuluşun değil, buluşmanın, güvenin ve yeniden başlamanın da sembolü olduğunu ifade etti.
Kutsal kitaplardaki Nuh kıssalarını karşılaştırarak, tüm metinlerin insanlığı adalet, merhamet ve sorumluluğa davet ettiğini belirterek, “Gerçek diyalog, herkes aynı düşündüğünde değil; insanların birbirini gerçekten dinlemeye hazır olduğu zaman başlar.” sözleriyle ortak mesaja vurgu yaptı.
Papa Fransuva’nın, “Barış, karşılaşmalar sayesinde inşa edilir.” sözünü hatırlatan Van de Laarschot, farklılıkların tehdit değil, karşılıklı öğrenme fırsatı olduğunu belirterek insanlığı karşılaşma gemileri ve diyalog köprüleri kurmaya davet etti.

Nuh’un Aşuresi: Farklılıkların Birlikte Oluşturduğu Bereket
Programın ikinci konuşmacısı, dil eğitimi koçluğu yapan Germain Cruisberg, Nuh’un Aşuresi’nin taşıdığı sembolik anlam üzerinde durdu.
Cruisberg, büyük tufandan sonra farklı malzemelerle hazırlanan aşurenin, bugün de farklı kültürlerin birlikte kurabileceği ortak yaşamın güçlü bir simgesi olduğunu ifade etti.
Konuşmasında; başkalarını kendimiz kadar değerli görmenin, karşılıklı saygının, önyargılardan uzak durmanın ve farklılıkları zenginlik olarak kabul etmenin birlikte yaşamanın temel şartları olduğunu vurguladı.


Bir Komşuluk Hikâyesinden Toplumsal Barışa
Programın üçüncü konuşmacısı, emekli okul müdürü John Schulpen, mahallelerine taşınan Türk bir aileyle başlayan komşuluk ilişkisinin zamanla güçlü bir dostluğa dönüştüğünü anlattı.
Gönüllü olarak mültecilerle çalıştığını, dil koçluğu yaptığını ve yıllarca birlikte düzenledikleri iftar sofralarının farklı kültürleri aynı masa etrafında buluşturduğunu ifade eden Schulpen, Limburg Harmoni Vakfının gönüllülerini tanıdıkça ortak değerlerin düşündüğünden çok daha fazla olduğunu fark ettiğini söyledi.
İnsan sevgisi, misafirperverlik, yardımlaşma, affedicilik ve karşılıklı saygının gerçek dostlukların temelini oluşturduğunu belirten Schulpen, “Birlikte yaşama kültürü; insanları uzaktan yargılamakla değil, tanımakla, dinlemekle, anlamakla ve aynı sofrayı paylaşmakla gelişir.” ifadelerini kullandı.
Program boyunca yapılan konuşmaların ortak paydasını; diyalog, karşılıklı güven, ortak insani değerler ve birlikte yaşama kültürü oluşturdu. Bu yönüyle etkinlik, Avrupa Birliği’nin temel ilkelerinden biri olan “Çoklukta Birlik” (United in Diversity) anlayışının somut bir yansıması oldu.
Program, farklı kültür ve inançlardan insanların aynı gemide ve aynı masa etrafında buluşmasıyla; ortak geleceğin ancak karşılıklı saygı, empati ve diyalogla inşa edilebileceğini bir kez daha gösterdi.
Katılımcılar programın sıcak atmosferinden ve verilen evrensel mesajlardan duydukları memnuniyeti dile getirirken, Nuh’un Aşuresi ikramı da farklılıkların uyum içinde bir araya gelişini simgeleyen anlamlı bir paylaşım olarak büyük beğeni topladı.
Diyalog Gemisi Yol Almaya Devam Ediyor
Stichting Harmonie Limburg gönüllülerinin büyük emekleriyle gerçekleştirilen bu ilk gemi programı, farklı inanç ve kültürlerden insanların birbirlerini tanımasının toplumsal barışın en önemli anahtarlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Maas Nehri üzerinde başlayan bu anlamlı yolculuk, yalnızca bir akşam süren bir etkinlik değil; Avrupa’da birlikte yaşama kültürünü güçlendirmeye yönelik uzun soluklu bir diyalog vizyonunun da önemli bir adımı olarak hafızalarda yer etti.
Program sonunda organizasyona katkı sunan gönüllülere, destek veren kurum ve kuruluşlara, konuşmacılara, gemi personeline ve katılımlarıyla bu anlamlı buluşmayı zenginleştiren tüm misafirlere teşekkür edildi.
Nuh’un Gemisi, bu kez tufandan kurtuluşu değil; önyargılardan arınmayı, birbirini tanımayı, ortak insani değerlerde buluşmayı ve birlikte daha huzurlu bir gelecek inşa etme umudunu taşıyarak Maas Nehri üzerinde yol aldı. Bu anlamlı yolculuk, Maastricht’ten Avrupa’ya şu güçlü mesajı verdi:
“Toplumsal barışın rotası; diyalog, karşılıklı anlayış ve birlikte yaşama kültüründen geçmektedir.”


